Meyve Suyu Hakkında Aradığın Her Şey Bu Kutuda!

En Çok Merak Edilenler

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Kurumu tarafından yayınlanan Türkiye Beslenme Rehberi’ne (TÜBER 2015) göre, günde 180 ml meyve suyu tüketimi önerilmektedir.

Beslenme uzmanları ve çeşitli uzmanlıklara sahip olan tıp doktorları, meyve suyu içmek için çok sayıda neden sıralamaktadır;

– Su miktarının yüksek olması
– Mineral deposu olması (potasyum, magnezyum gibi)
– Vitamin yüklü olması (A, C, E, folik asit vb)
– Polifenol, karoten, antosiyanin vb bileşikler sayesinde antioksidan özelliğinin bulunması
– Sıvının enerjiye hızlıca dönüşebilmesi

Türkiye’de %100 meyve suyu ve nektar olarak kişi başı tüketim 1970’li yıllarda 0,4 litre iken, 2000 yılında 4,4 litreye, 2017 yılında ise 8,5 litreye ulaştı. Bu büyüme endüstrinin sorumlu üretimi ve tüketicinin bilinçlenerek doğru beslenmeye yönelişinin sonucudur.  Öte yandan, gelişmiş ülkelerdeki dengeli beslenme bilincinin seviyesi ile kişi başı yıllık tüketimin Almanya’da 28,2 litre, Kuzey ve Güney Amerika’da toplam 29,5 litre olduğu dikkate alındığında Türkiye meyve suyu pazarının gelişiminin ve büyümesinin devam etmesi beklenmektedir.

Türk meyve suyu tüketicisinin en fazla tükettiği meyve suyu çeşidi ve tadı, şeftali nektarıdır. Şeftali nektarını sırasıyla, karışık, vişne ve kayısı nektarı takip etmektedir. %100 meyve sularında ise en çok elma suyu ve portakal suyu tüketilmektedir.

Meyve suyu fabrikaları, meyve üretiminin yoğunlaştığı yöreler başta olmak üzere, yurdun dört bir yanında yerel tüketim için üretim yapmanın yanı sıra, her sene yaklaşık %95 dış ticaret fazlası yaratarak hem yerel hem ulusal ekonomiye büyük bir katma değer sağlamaktadır. Sadece meyve işlemekle kalmayıp, endüstriye dönük ham madde üretimi için de Türk çiftçisi ile yakın çalışan meyve suyu sanayisi, iyi tarım uygulamaları, yenilikçi tarım anlayışları ve doğal kaynakların akılcı kullanımı ile Türk toprağının verimini artırmayı, böylelikle ticari olduğu kadar çevresel sürdürülebilirliği de sağlamayı öncelikli hedefi saymıştır.

Meyve üreticisi çiftçilerin ürünleri iki ana sektörde değerlendirilir. Birincisi sofralık olarak adlandırılan ve direkt meyve olarak tüketilenlerdir. Diğeri ise bunlardan farklı olarak direkt tüketime tam elverişli olmamakla birlikte fabrikada işlenerek meyve suyu haline getirilebilecek ham madde niteliğindeki meyvelerdir. Meyveler fabrikaya ulaştığında en önce titizlikle ayıklanır. Bu sırada, işlenmeye uygun olmayan nitelikte meyveler ayrıştırılarak üretim bandından çıkarılır.  Sanayinin olmazsa olmaz kriteri ürün kalitesidir. İster tüketime sunulacak ambalajlı ürün olsun, isterse ihraç edilecek konsantre, püre kıvamında ürün olsun işlenmeye uygun olmayan az miktarda meyve bile tüm üretimin kalitesini bozabilir. Ürünün sevkinden önce ve/veya sonra gerek iç kontroller gerekse yerli veya yabancı müşterinin veya kamu otoritelerinin talepleri doğrultusunda çok farklı analizlere tabi tutulan üründeki kalite bozukluğu net şekilde ortaya çıkacağı için sanayicinin uygunsuz ham madde kullanımı ile üretimini hem iş etiği hem de ticari olarak riske etmesi beklenemez.

Diğer Bilgilere Gözat Sen De Sor